Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


DÜŞÜNCE GÜCÜ NASIL ÇALIŞIR ?

 

Kendi yarattığın dünyadan hoşlanmıyorsan,hoşlanabileceğin bir dünya yarat..Herşey düşüncede başlar !...

 

 

Düşünce hem üretici hem yöneticidir.Hayatın erkek boyutu ve enerjisi;hepimizin içindeki bilinçli ve yönetici düşüncedir.Dişi boyutu ve enerjisi ise bilinçaltından gelen alıcı ve yaratıcı yollardır.

 

Bilinçaltı,bedenin yapıcısı olarak bilinir.Bedensel fonksiyonların otomatik olarak yürümesini sağlar.Bilinç emir verir,bilinçaltı uygular.Bilinçaltı aldığı emirleri kurala dayalı çıkarımla,mantiki kıyaslamayla yerine getirir.Bu alan yaratıcı ve uygulayan bir alandır.

 

Bilinçaltını etkileyen pek çok faktör vardır.Bu alan sadece kişinin kendi düşüncelerinden etkilenmez.Kişinin düşünce sistemine etken olan yaşadığı coğrafya ve kültürel etkiler,aileden aldığı değer ve yargılar,toplumsal etki ve öğretiler,hatta geçmiş yaşamlarında oluşturduğu karmanın etkileri yine bu yaşamda çekirdek inançlar olarak etkilerini gösterir.Aynı zamanda bu alan egomuz tarafından da desteklenir.Egomuz bizi içsel olarak koruma altına almaya çalışır.Hayatımızda yapmak istediğimiz değişikliklerde ego devreye girerek pek çok bahaneler üretir.Bu anlamda egomuz bize elbette düşman değildir.O sadece bizi alışık olduğumuz hal ve durumda tutmak ister.Yeme,içme ,barınma gibi temel ihtiyaçlarımızı ilkel benliğimizde egomuz yönetir.Sahip olduklarımıza sıkı sıkı bağlanarak,alışkanlıklarımızı korumak yine egomuzun temel görevidir.Oysa ruhumuzun  istek ve arzusu kendini ifade etmek,yaratıcılık,mutluluk gibi kavramlarla ilgilenir.Bu bir anlamda ruh ile egonun çatışması gibi görünebilir.Oysa tüm senaryo tamda buna dayalıdır.Kendi özümüze giden yolda, aslında egomuz bize rehberlik eder.Bu durum farkındalık kazanmak için gereklidir.

 

" Bilinçaltı bu kadar etki alanı içinde nasıl çalışır ? " sorusunun yanıtı aslında basittir.Evrensel etki tepki ve çekim yasasına göre çalışır.Saf bir enerji alanı olan bilinçaltını bir havuz olarak düşünün.Her bir düşüncede bu havuza attığımız taşlar olsun.Suya attığımız bir taş nasıl halka halka dalgalanma yaratırsa, düşüncelerin bu alandaki işleyişide buna benzer.Yaratım süreci istek ve arzunun - attığımız taşın - kuvvetine göre çalışmaya başlar.Bu alan evrensel zeka ve yaratıcı güçle sıkı sıkıya bağlıdır.Evrende tüm enerji kuantum bir halde cereyan eder.Yani dolaşık ve birbirinin içindedir.Tezahür ettirme süreci evrensel bağ sağlandığı zaman başlar.Ancak süreklilik ve güçlü arzu yaratım sürecinde önemlidir.Sadece tek bir taşla kuş vurmak anlayışı bu işleyişi çok basite indirgemek olur.Ancak unutulmaması gereken önemli bir konu; düşüncelerimizin niteliğidir.Çünkü yaratım süreci her durum için geçerlidir.Yani siz durmadan ne denli başarısız olduğunuzu düşünür ve inanırsanız sonuçta inanın yaratacağınız durum başarısızlıktan başka bir şey olmayacaktır.Her durum için geçerli olan bu evrensel kural, bir yansımadan ibarettir.Pozitif düşüncenin önemide işte bu noktada yatar.

 

Bilinçaltına gönderdiğimiz yada orda bilinçsizce yatan düşüncelerimiz daima hayatımızı biz farkında olmasakta etkiler.Kİşisel ve ruhsal gelişim konusunda yapılan çalışmalar bu nedenle bilinçaltına yöneliktir.Yeni bir bilinç yaratmak istesek bile eski düşünce sistemi bir şekilde yeni düşünce sistemi beslenmedikçe etkisini sürdürmeye devam edecektir.