Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player


İNSANLIK TARİHİ

Hayat ruhsallık için yaratılmıştır.

Yaptığımız her şeyi tüm kalbimizle yapmalıyız.

Eğer tüm kalbimizle yaşarsak,

Ruhumuzu,Koşulsuz Sevgiyi ve sonunda,

İçimizdeki Tanrı yı keşfederiz…

 

Bilinen yada tahmin edilen insanlık tarihi M.Ö. 50.000 yılına dek uzanır.Günümüzden 600 bin yıl önce düşünebildiği varsayılan insan bu tarihten itibaren bilinen tarihini oluşturmaya başlamıştır.

 

Kutsal kitaplarda sözü edilen "Tufan Efsanesi" ve "Kıyamet anlayışı" insanlığın 6000 yıllık geçmişinden önceki döneme ait merakını arttırmış ve bununla ilgili pek çok araştırma ve bulgular günümüze dek gelmiştir.Naacal tabletleri ve bazı ezoterik bilgiler ışığında bundan 45.000 -50.000 yıl önce bambaşka bir uygarlığın varlığından ve çok gelişmiş farkındalık düzeyinden söz edilir.

 

Kayıp kıta Mu ve Atlantis Uygarlığına ilişkin bir çoğunuz pek çok şey duymuş olmalısınız.İslamiyet insanlığın geçmişinin 15000 yıldan az olduğunu söyler.Bazı kaynaklar hemen hemen aynı tarihten söz ederek 13000 yıldan biraz daha önce gezegenimizin tarihinde çarpıcı bir olayın meydana gelerek,bir dizi olay sonucunda insanlığın çok yüksek bir boyuttan şimdiki üçüncü boyut denilen yere düştüğünü anlatır.Bu süreçle birlikte insanoğlu sahip olduğu pek çok melekesini de kaybetmiştir.Bu melekelerden biri bilinçlilikte çok önemli bir faktör olan epifiz salgı bezidir.Orjinal boyutunun pinpon topu kadar olduğu, kullanmayı unuttuğumuz için kurumuş bezelye boyutuna indiği söylenir.

 

Günümüzde modern insanoğlu teknolojide dev adımlar atarken,bazı ilkel kavimlerin bizden daha fazla bilgiye sahip olmaları ilginçtir.Modern insanlar 1400 - 1500 lerde bilimi keşfetmeye başladıkları dönemde Galile,dünyanın güneş çevresinde döndüğünü yazdığı için ev hapsindeydi.Oysa 4000 yılı aşkın bir zaman önce yaşayan kadim halklar galaksinin devinimi hakkında bilgiye sahiptiler ama 4000 yıl sonra insanlık dünyanın yuvarlak olup olmadığını tartışıyordu.Sanki yol boyunca bir şeyler kaybolmuş gibiydi.İlginç olan bu kadim halkların dünyanın bir çok farklı yerinde ilkel bir yaşam sürerken bizlere benzer bilgiler aktarmasıdır.Bu kadim halklar bir  zamanlar dünya dışı varlıkların gezegenimizi ziyaret edip sonra göklere uçup gidişini mecazi olarak resimlerle anlatırlar.Onların özellikle galaksilerle ilgili bilgileri oldukça şaşırtıcıdır.

 

2012 de meydana geleceği söylenen Galaktik Hizalanma,dünyanın Samanyolu galaksimiz içindeki 26 bin yıllık (ekinoksların presesyonu) döngüsü ile ilgildir.Bu döngünün sonunda 2012 yılında, dünyanın ekseninde yalpalaması, güneşi galaksinin merkezine doğru karanlık bir yarık gibi görünen galaktik ekvatorla aynı hizaya sokan bir algı yaratır.Galaksinin ekvatoruyla bu hizalanma 36 yıl sürecek ve sonra döngü yeniden başlayacaktır.

 

Şaşırtıcı olan hemen tüm kadim halkların bunu ve  zamanlamasını bilmeleridir.Mayalar,Aztekler,Toltekler,Çinliler,Mısırlılar,Dinidler,Hawaililer,

Aborjinler,Maoriler ve Amerikan yerlileri bunu biliyorlardı.Onların kadim yazıları  bundan söz eder.Onlar en azından dünyanın yuvarlak olduğunu,güneşin etrafında döndüğünü, güneşin samanyolunun bir parçası olduğunu biliyor olmalıydılar, 26 bin yıllık döngüyü hesaplayabilmek için bu bilgi gerekliydi. Onlar bilimin bundan yaklaşık 50 yıl önce keşfettiği Sirius A ve Sirus B gezegen ve uydusu hakkında da çok şey biliyorlar.

 

Öyle görünüyor ki geçmişimize ve kendimize ait pek  çok bilgi silinip gitmiş ve günümüzde bu bilgiler tekrar hatırlanmaya başlanmıştır.Bilinen ve bilinmeye dair Pozitif bilim ve Metafizik giderek günümüzde paralellik göstermeye başlamış, sır olarak görülen pek çok şey tanımlanmaya başlarken bilim, eski evrim teorileri yerine Kuantum Fizik ve paralel evrenlerden söz eder hale gelmiştir.

 

Evrendeki her şey kusursuz bir plan dahilinde işler.Tüm yaradılış birbirine sonsuz ve bir bütün halinde enerjetik bağlarla bağlıdır.İnsanlık kaderi plana kusursuz hizmet eden, sevgili yaradanın yeryüzündeki halefi ve temsilcisidir.Bizler her bir hücremizde ve DNA mızda tanrısal özü ve bilgiyi taşıyan mükemmel varlıklarız.Bu gerçeği hatırlamak ve kendi tanrısalığımıza ulaşmak ise kutsal görevimizdir.

 

Benim bu siteyi kurmaktaki amacım bu gerçeği hep birlikte hatırlamaya yardımcı olmak ve modern insanın zor görünen hayatına pratik ve uygulanabilir tekniklerle çözüm getirebilmek arzusudur.

 

Sizlere konu başlıklarıyla en temel bilgileri çok fazla derine inmeden anlaşılır olmasına özen göstererek yazmaya çalıştım.Bu temel bilgilerin sizlerle yapacağımız bireysel yada grup çalışmalarına temel oluşturarak yardımcı olacağı kanısındayım.Kendinizi ne denli tanırsanız bedensel ve ruhsal şifa sürecini o denli hızlandırırsınız.Ancak siz istemeden ve niyet etmeden hiçbir yardım sonuç vermeyecektir.

Her şey Sevgi ve Işıkla OLsun,

Ve de öyledir….